Türk Tarihi

Osmanlı Olimpiyatlara Neden Katılamadı ?

Osmanlı İlk Olimpiyatlara Katılamadı

  Osmanlı ilk olimpiyatlara katılamadı. Olimpiyat oyunlarının en temel amacı, Dünya üzerindeki farklı bölgelerde yaşayan insanlar arasında spor vasıtasıyla dostluk ve kardeşlik ruhunu tesis etmektir. Dünyanın en büyük spor organizasyonu olarak kabul gören etkinlik, tarih boyunca pek çok defa siyasete alet olmaktan da maalesef kurtulamamıştır . 1936 Berlin Olimpiyatları’nın Hitler’in gövde gösterisine dönüştürülmesi veya II. Dünya Savaşı sonunda yenik devletlerin milli sporcularının oyunlara kabul edilmemesi, 1980 Moskova Olimpiyatları’nı Batılı ülkelerin boykot etmesi, oyunlarda siyasetin zirveye çıktığı soyut örneklerdendir. Osmanlı Devleti de benzer bir muameleye maruz bırakılmıştır. Devlet-i Âliye, I. Dünya Savaşı’nın mağlup ülkeleri arasında yer aldığı için Almanya, Avusturya, Bulgaristan ve Macaristan ile beraber savaş sonrasında düzenlenen ilk olimpiyat olan Belçika’daki 1920 Anvers Olimpiyatları’ndan men edilmiştir.

Olimpiyatlara Katılamama Süreci   

   Antik dönemde Yunan coğrafyasında düzenlenen ve M.S. IV. Yüzyılda Bizans imparatoru Teodosius tarafından yasaklanan oyunların tekrardan gündeme gelmesi için 1500 yıl beklemek gerekmişti. XIX. Yüzyılda Avrupa’da uzun süren kanlı savaşlar ve ülkelerin hızla silahlanma yarışına girmesi, Olimpiyat ruhunun yeniden gündeme gelmesinde önemli bir rol oynamıştı. Fransa’nın sayılı zenginleri arasında yer alan ve tam bir spor aşığı olan Baron Pierre de Coubertin, bu büyük organizasyonu tekrar gündeme getiren kişi oldu. Coubertin’in amacı, oyunları tüm dünyanın ortak malı haline getirmek ve bu suretle farklı ulusların spor yoluyla kaynaşmalarını sağlamaktı. 23 Haziran 1894’te “Comite İnternational Olimpique” yani “Milletlerarası Olimpiyat Komitesi” kuruldu. Türkiye’de olimpiyat oyunları denilince ilk akla gelen isim Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin kurucusu olan Selim Sırrı Tarcan’dır. Mekteb-i Sultani’de Fransızca öğretmeni olan dostu Mösyö Jeury, kendisini saygın bir kişi ile tanıştırmak istediğini dile getirdi.

   Tanıştıracağı kişi, yeniden hayata geçirdiği olimpiyat oyunlarına katılımı genişletmek için farklı ülkelere geziler tertip eden Baron de Coubertin’den başkası değildi. İki spor adamı Mekteb-i Sultani Fransızca öğretmeninin aracılığıyla Temmuz 1907’de Beyoğlu’nda Tokatlıyan Otel’de buluştu. Baron’a Osmanlı ülkesinin istibdat ile yönetildiğini ve ne amaçla olursa olsun bir cemiyet kurmanın, hele de başında bir subay olursa, hoş karşılanmayacağını büyük bir üzüntü ile aktardı. Ülkedeki durum hakkında zaten az çok bir fikir sahibi olan de Coubertin, “Siz yine de benim temsilcim olmayı kabul ediniz. Hem belli mi olur ileride belki şartlar değişir ve siz de o gün benim temsilcim sıfatıyla Milli Olimpiyat Cemiyeti’ni kurarsınız” diyerek açık bir kapı bıraktı.

   İsveç’e giderken yolda Berlin’e uğrayan Selim Sırrı Bey, 1909’da ilk kez Osmanlı Olimpiyat Komitesi’nin genel sekreteri sıfatıyla Milletlerarası Olimpiyat Komitesi toplantısına katıldı. 1918’de Milletlerarası Olimpiyat Komitesi savaşın sorumlusu olarak gördüğü devletleri yani Almanya, Avusturya, Bulgaristan, Macaristan ve Osmanlı Devleti’ni müsabakalardan men etti. Doğal olarak da bu karar en çok Osmanlı Olimpiyat Komitesi kurucusu ve genel sekreteri sıfatıyla Selim Sırrı Bey’i üzmüştü. Osmanlı Devleti 1920’de Belçika’nın Anvers şehrinde yapılan oyunlara aldığı men cezası nedeniyle katılamadı. Lozan’da toplanan Milletlerararası Olimpiyat Komitesi; Türkiye, Macaristan ve Bulgaristan delegelerinin yeniden komisyon üyesi olmalarını onayladı. 1920 Anvers Olimpiyatları da ne yazık ki “Galiplerin Olimpiyatı” olarak anıldı. Sonuçla Osmanlı ilk olimpiyatlara katılamadı

 

What's your reaction?

Excited
0
Happy
0
In Love
0
Not Sure
0
Silly
0
Mert Kutay
Hacettepe Tarih öğrencisiyim. Boş zamanlarımda bilgiyi amaçlayarak, kitap okuyarak, sizler için yararlı bilgilerle fayda sağlamaya çalışıyorum.

    Bunları da Beğenebilirsin!

    Yorum Yapın!

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kategori:Türk Tarihi