Dünya TarihiTürk Tarihi

II.ABDÜLHAMİD VE HEYET-İ NASİHA

Heyet-i Nasiha

   Türkiye, Kosova’dan Afganistan’a dünyanın birçok yerine düzenin sağlanmasına yardımcı olmak üzere asker gönderiyor. Geçmişte Osmanlı İmparatorluğu’nun Çin’de Avrupalılara karşı çıkan isyanı bastırmak için asker göndermesi istenmiş, II. Abdülhamid devlet adamlarının yönlendirmesiyle Devlet-i Âliye’ nin prestijinin zarar görmemesi için sadece Heyet-i Nasiha göndermekle yetinmişti. Çin tarihinin Osmanlı tarihi ile benzeşen pek çok ortak noktasından biri de kapitülasyonlardı. Batılı bir sömürgeci devletin bölgede ayrıcalıklar elde etmesi çiçek bahçesine doluşan arı misali diğer devletleri de çekecekti. İngiltere’nin ardından 1844’te Çinliler, hem Fransa hem de Amerika Birleşik Devletleri ile bir dizi ticari imtiyaz içeren antlaşmalar yapmak zorunda kaldılar. Aynı yıllarda Şanghay Limanı hizmete açıldı ve tıpkı Hongkong gibi kısa bir sürede tanınamayacak kadar büyüdü.

   Gelişimi

  Ülke içerisindeki gümüşün böylelikle yabancı ülkelere akması ile doğan ekonomik açığı Çin, tıpkı Osmanlılarda olduğu gibi dış borç alarak kapatmaya çalıştı. Bu durum da Çin’de, Osmanlı’daki Düyun-u Umumiye’ye benzeri bir Avrupa ekonomik baskısının kurulmasına ortam hazırladı.1900 yılında Boxer İsyanı’na oldu. Çin halkı yabancı bir hanedan olan Mançu Hanedanı’na karşı, Boxer adı verilen gizli bir örgüt kurmuştu. Boxer, yumrukla kavga eden kişiye verilen bir unvan olmakla birlikte, Çinliler bunu “Hakkın ve Adaletin yumruğu” olarak yorumluyorlardı. Hareket bir süre sonra artan Batı tazyiki karşısında kendisine yeni bir hedef seçti. Hedef Avrupalılardı. Avrupalılar olması, ülke idaresini elinde tutan ve halk arasında “İhtiyar Buda” olarak anılan İmparatoriçe Tzu Hsi tarafından da hararetle desteklenmekteydi. Hareket ilk olarak Çin’in kuzey bölgesinde başladı.

Osmanlı’nın Dahil Olması

   Osmanlı-Almanya ilişkilerinde yakınlaşmanın görüldüğü bir dönemde, Alman kayzeri Willhelm, II. Abdülhamid’e müracaatla Boxer İsyanı’nda Müslümanların da yer almış olabileceğinden endişe ile, İslam dünyasındaki en saygın makam olan hilafet kurumunun devreye sokulmasını rica etti. Willhelm’in istekte bulunmasının en temel sebebi, hammadde kaynakları açısından rekabet içerisine girdiği diğer Batılı ülkelere karşı müttefiki olan halifeyi kullanarak bir üstünlük elde etmekti. 1865’ten 1877’ye kadar Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet kurmayı başaran Yakup Bey, Sultan Abdülaziz’e elçi göndererek kendisini halife olarak tanıdığını bildirip tazimlerini sunmuştu. Çin’in farklı bölgelerindeki Müslümanlar da gerek Cuma ve gerekse bayram namazlarında hutbeyi II. Abdülhamid adına okumaya başladılar. Abbasi halifeleri adına okunan hutbe, doğrudan doğruya dönemin Osmanlı sultanına çevrilmiş oluyordu. Devlet-i Aliye açısından da Alman imparatorunun bu daveti, Osmanlıların isyan yüzünden Avrupa’da oluşan olumsuz imajının düzeltilmesi hususunda bir fırsat niteliği taşıyordu.

Osmanlı Ne Yaptı?   

   Almanya’nın İstanbul Büyükelçisi Baron von Biberstein aracılığıyla padişaha iletildiğinde, II. Abdülhamid’in ilk tepkisi Boxer Ayaklanması’nı bastırmak amacıyla harekete geçen Batılı güçlere askeri yardımda bulunmak yönünde olmuştu. Fakat devlet ricali ve bilhassa Sadrazam Halil Rıfat Paşa, böyle bir teşebbüsün sömürgeci emellerle Çin’de bulunan Batılı devletlerin ekmeğine yağ süreceğini ifade etti. Zat-ı şahaneye Çinli Müslümanlar arasında duyulan muhabbeti de olumsuz etkileyecekti. Padişah, asker gönderme yönündeki tutumundan vazgeçti. Çin’de yaşayan Müslümanlara söz konusu isyandan uzak kalmalarını telkin amacıyla Mirliva Hasan Enver Paşa başkanlığında bazı din adamlarının da katılacağı bir nasihat heyetinin gönderilmesi karara bağlandı. Heyet-i Nasiha oluşumunda bulunanlar; Enver Paşa dışında Kolağası Ömer Nazım Bey, Bayezid medresesi hocalarından Mustafa Şükrü Efendi, Fetvahane memurlarından Hacı Tahir Efendi de bulunuyorlardı. Muhafız olarak Humuslu Mahmut ve Hasan Efendiler de alınmıştı. Heyetin tercümanlığını ise Avusturya Konsolosluğu’nda çalışmış, aslen Hırvat olan Kinyoli Efendi yapıyordu. Heyet, Çinli Müslümanlar arasında gayet olumlu karşılandı.

 Heyet-i Nasiha Etkisi

   Osmanlılar, heyet sayesinde hem Panislamizm politikası çerçevesinde önemli bir adım atmış, hem de Batılı devletlere gerekli hallerde ne denli hayati roller oynayabileceklerini açık bir şekilde göstermişlerdi. Görevini yerine getiren topluluk, İstanbul’a döndü.

What's your reaction?

Excited
0
Happy
0
In Love
0
Not Sure
0
Silly
0
Mert Kutay
Hacettepe Tarih öğrencisiyim. Boş zamanlarımda bilgiyi amaçlayarak, kitap okuyarak, sizler için yararlı bilgilerle fayda sağlamaya çalışıyorum.

    Bunları da Beğenebilirsin!

    Yazının İcadı
    Tyt Tarih

    Yazının İcadı

    Yazı ilk defa MÖ 3200’lerden itibaren Mezopotamya uygarlıklarından biri olan Sümerler tarafından kul­lanıldı. Temel geçim ...

    Yorum Yapın!

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kategori:Dünya Tarihi