Dünya Tarihi

Hitler’in Katlettiği “Çingeneler”

Alman Çingeneler

   İnsanlık tarihinin en büyük savaş suçlusu olarak kabul gören Adolf Hitler, yakın zaman önce yine bir filmle gündeme geldi. Hitler’in bir şekilde de olsa gündemde olmadığı dönem yoktur. II. Dünya Savaşı’ndan bir müddet sonra savaşa Alman bakış açısı ile yaklaşan birkaç film yapılmış, fakat bu filmler istenen gişe rekorlarına ulaşamamıştı. Nazi yönetiminin hedefe ulaşmak için bulduğu bir başka yöntem ise çok daha insanlık dışıydı. İnsan soyunun hastalığı olarak tespit edilen bazı ırklar, savaş süresince belli kamplarda toplanmış ve ardından da gaz odalarında imha (!) edilmişlerdi. Sadece Yahudiler değil; Çingeneler, Slavlar, Afrika kökenli Almanlar ve eşcinseller de soykırımdan nasibini almışlardı. Son yıllarda Hollywood, bu trajediyi Yahudi soykırımı bağlamında ele aldığı için Naziler’in bu politikası sadece Yahuduleri kapsar gibi görünse de işin aslı tam olarak öyle değildir. Alman Çingeneler de bu soykırımdan etkilenmişlerdir.

   Kökenleri

   İlk olarak Çingenlerin kökenlerinden bahsedelim. Çingeneler’in Dünya’ya Hindistan civarlarından yayıldıklarını ve İslam tarihçisi Taberi’ne göre Hz. Nuh’un oğlu Yafes’in soyundan geldiklerini söyleyebiliriz. Bu konuda araştırma yapan uzmanlar, en temel delil olarak Çingene dilinin büyük ölçüde Hint dili ile benzerlikler taşımasını ve Alman Çingeneler’in kendilerini Pakistan’ın bir eyaleti olan Sint’ten türeyen “Sinti” adı ile isimlendirildiklerini söylemekteler. Çingene kelimesinin Farsçada müzisyen anlamına gelen “cinganeh” kelimesinden türemesi nedeniyle onları Farisi kabul edenlerin yanı sıra, İngilizcede Çingene karşılığı olarak kullanılan “Gypsy” kelimesinin “Egypti” ya da “Kıpti” kelimesinden türediğini savunanlara göre de Mısır kökenlidirler. Bir başka görüş ise çok daha eskilere uzanarak Çingenelerin İsrail’in bilinen 12 kabilesi dışında kalan ve zamanla unutulan topluluklarından biri olma ihtimali üzerinde durur. Yaşayanların bir kısmı Romanya’ya yerleştiği için buradaki Çingenelere “Rom” denmeye başlanmıştır. Muhtemelen dilimize girmiş olan “Roman” kelimesinin kaynağı da budur.

   XVII. yüzyıldan itibaren de Çingenelerin Avrupa’daki kara günleri başladı. Nazilerin iktidara gelmesinden sonra  onlara karşı uygulamalara hız verildi. 18 Mart 1933’te “Çingene İlletiyle Mücadeleye İlişkin Eyaletlerarası İşbirliği Anlaşması” yürürlüğe girdi. Bu anlaşma çerçevesinde çingene kökenli Alman vatandaşları arasında temel geçim kaynağını teşkil eden seyyar satıcılık konusunda sıkı düzenlemeler getirildi. İlerleyen yıllarda özellikle müzik alanında sivrilmiş olan Alman Çingeneler’in kendilerini gösterme imkanı buldukları Reich Oda Orkestrası’ndaki görevlerine de son verildi. 18 Ekim 1935’te çıkarılan Nuremberg yasalarına göre de “ulusun kalıtsal gelişimini tehlikeye düşürecek evlilikler” yasaklandı. 1971’de Alman Çingeneleri’nin liderliğinde “Dünya Roman Kongresi”ni toplandı. 1981’de de “Alman Sinti ve Roman Merkez Birliği” kuruldu.

   Çingene toplumunun sayısı ne yazık ki yaşam şekillerinden ve yerleşke hayata geçiş yapan çingenelerin yerleştikleri ortama uyum sağlayarak, oranın kültürünü benimsemeye başlamasıyla birlikte tam olarak bilinmiyor. Fakat uzmanlara göre bu sayı 10-12 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Gelecek ne gösterir bilinmez ama hala orijinalliğini muhafaza eden bu kültürün yaşaması, insanlığın kültürel mirasına  zenginlik katacaktır. Sonuçla Alman Çingeneler katledilmişlerdir.

 

What's your reaction?

Excited
1
Happy
1
In Love
0
Not Sure
0
Silly
0
Mert Kutay
Hacettepe Tarih öğrencisiyim. Boş zamanlarımda bilgiyi amaçlayarak, kitap okuyarak, sizler için yararlı bilgilerle fayda sağlamaya çalışıyorum.

    Bunları da Beğenebilirsin!

    Yazının İcadı
    Tyt Tarih

    Yazının İcadı

    Yazı ilk defa MÖ 3200’lerden itibaren Mezopotamya uygarlıklarından biri olan Sümerler tarafından kul­lanıldı. Temel geçim ...

    Yorum Yapın!

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kategori:Dünya Tarihi