Dünya Tarihi

Habsburg Hanedanlığı

Habsburg Hanedanlığı

   Habsburglar, tarih ders kitaplarında sıkça gönderme yapılan bir ailedir. XIX. yüzyılın başına kadar “Haus Habsburg” yani “Habsburg Hanedanlığı” olarak adlandırıldılar. Napolyon’un Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’na son vermesiyle hanedanlık idare ettiği yerlere (1806-1867) Avusturya denilmeye başlandı. 1867-1918 yıllarında da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu olarak bilinirler. Orta Avrupa için Osmanlıların en ciddi rakipleriydiler. Kanuni’nin bu tarafa yaptığı bütün seferler neredeyse bu hanedanı dizginlemek içindi. Üç asır boyunca iki aile birbirleriyle hep mücadele içinde oldular.

  Habsburg Hanedanlığı, kökeni İsviçre’dir. İsviçre’de yer alan Aargau kantonu sınırları içinde Habikstburg Şatosu ailenin çıkış yeridir. Habsburglar kendilerini Avrupa’nın köklü ailelerine bağlanmak istediler. Avrupa’daki hakimiyetlerini meşrulaştırmak istiyorlardı.

   I. Rudolf, 1249’da Habsburg kontu, 1273’te Bohemya prensi II. Otokar ile mücadelesinde Alman imparatoru oldu. Diğer Alman prensleri ve Macar kralının desteğiyle Bohemya kralını yendi. Rudolf, 1291’de öldüğünde, hanedan 600 yıl boyunca imparatorluklarının merkezi olacak Avusturya’yı kontrol altına almışlardı. Sonrasında aile veraset yüzünde bölündü. Habsburglar 1382’de Trieste’yi alarak Adriyatik Denizi’ne inmeyi ve Orta Avrupa’da genişlemeyi sürdüreceklerdi. En büyük sıkıntıları Bohemya yani bugünkü Çek Cumhuriyeti topraklarındaki Katolik kilisesine karşı Protestan girişimi olan Hus hareketiyle, güneyde gittikçe tehdit olan Osmanlılar’dır.

Osmanlılarla bu yüzyılda Eflak, Macar gibi krallıkların uğraşması onları rahatlattı. Bu nedenle daha çok İsviçre ve Ren bölgesinde iktidarlarını pekiştirdiler. Ufak istisna dışında Kutsal Roma Germen imparatorluk tacı Habsburg ailesinde kalacaktır. Başkenti Prag yerine Viyana olacaktır.

Evlilik Diplomasisi

   III. Friedrich bu ailenin başarılı evliliklerle kazandıkları başarıların ilk uygulayıcısıdır. Burgonya Prensliği’nin idarecisi Charles’in varisi Marie ile oğlu Maximillian’ı evlendirdi. Charles’in bir müddet sonra ölümü ile topraklar Maximilian’a yani Habsburglar’a geçecektir. Bu da ailenin Kuzey Fransa, Hollanda, Belçika, Lüksemburg’da söz sahibi olmasıydı. Maximilian’ın en büyük başarısı da dağınık olan ailesini birleştirmesiydi. Politikalar ustaca uygulandı ve şöyle bir söylenti çıktı; “Bırak diğerleri savaşsın, sen Avusturya, evlen” ölen eşinin yerine 1495’te Bretonya prensesi Anne ile evlenerek Kuzey Fransa’daki nufüzunu daha da güçlendirmek istede başarı sağlanamadı. 1495’te çok daha karlı olan İspanya ile evlilik anlaşmasına imza attı. Hem İspanya’yı birleştiren hem de coğrafi keşiflerin organizatörleri olan Kral Ferdinand ve Kraliçe Isabella’nın veliahtları Juan ile kızı Margeret’i evlendirdi. Oğlu Filip’i de veliahtın kız kardeşi Juan ile evlendirdi. Juan evlilikten kısa bir süre sonra öldü. Böylece taht kralın kız kardeşi ile evli Filip vasıtasıyla Habsburg Hanedanlığı’nın eline geçti. Maximilian bu toprakları torunu Şarlken’e bırakacaktır.

  Habsburg Hanedanlığı altın çağını yaşayacağı dönem olan Şarlken, tahta birçok ünvanının yanında, İspanya Kralı olarak da çıkacaktır. Macaristan’ın yanı sıra Bohemya’yı da yöneten Jagillion Hanedanı ile akrabalık kurup ilginç bir anlaşma sağlandı. Torunu Ferdinand ile Macaristan kralının kızı Anne ile evlenirken, diğer torunu Maria da veliaht Layoş ile evlendi. Anlaşmaya göre hangi hanedan önce ortadan kalkarsa diğerine bağlanacaktı. Genç Layoş, yirmili yaşlarındayken 1526’da Mohaç Ovası’nda Kanuni idaresindeki Osmanlı ordusunun karşısına çıktı ve birkaç saatlik savaş sonrası hem mücadeleyi hem de hayatını kaybetti. Habsburglar Macaristan için sonu gelmez bir şekilde Osmanlı ile mücadeleye girişilecekti.

   Maximilian evlilikler yoluyla Habsburgları Avrupa’nın en kudretli monarşilerinden biri haline getirdi. 1519’da öldüğünde tahtı torunu Şarlken’e bıraktı. Yeni imparator; Kastilya, Leon, Aragon, Sicilya, Kudüs, Granada, Valencia, Sevilla, Sardunya, Korsika, Cebelitarık ve Batı Hint adaları kralı, Avusturya Arşidükü ve Burgonya düküydü. Şarlken’in Kutsal Roma Germen İmparatorluğu tacı için Fransa kralı I. Fransuva ile mücadele ettiği bilinmektedir. I. Fransuva bu durumda Osmanlı’dan yardım talep edecek ve Osmanlı da Avusturya üzerine daha çok baskıda bulunacaktır. Ferdinand, ağabeyine bağlı kalmak şartıyla Avusturya topraklarının meşru iradecisi oldu. 1526’da Mohaç Meydan Savaşı’nda kağıt üzerinde Macaristan kralıdır.

Şarlken Dönemi

   Şarlken üç temel problemle uğraştı. İlki Fransa kralı I. Fransuva’nın otoritesini tanımaması, Şarlken’in emrinde olan İtalya, Almanya gibi coğrafyalardaki isyanların destekçisiydi. Şarlken 1525’te Pavia Savaşı’nda Fransuva’yı hem yendi hem de esir aldı. Şarlken’in hakimiyetini tanımak koşuluyla serbest kaldı. Fakat Fransuva Osmanlılar ile irtibatını kesmedi ve Osmanlı’yı Macaristan kralı üzerine kışkırttı. Şarlken ayrıca Alman prenslikleri ve bu meselenin parçası olan Luther liderliğindeki Protestan hareketle Alman prensliklerini ezmek üzere sefere çıktı. Ancak 1552’de Alman prenslikleri tahta yeni gelen Fransa kralı II. Henri’nin desteğiyle yeniden ayaklandıklarında aynı başarı olamadı. 1555 Ausburg Barış Anlaşması’na göre Alman prensliklerinin özerkliği onaylandı. Şarlken herkesin şaşkınlığı içinde tahtından feragat edecektir. Topraklarını iki oğlu arasında paylaştırdı.

  Habsburg Hanedanlığı, oğlu II. Filip ve kardeşi Ferdiand’a bölündü. İspanya ve Avusturya kolu olarak bölündüler ve Kutsal Roma Germen İmparatorluğu Avusturya oluyla devamlılığını sürdürdü. II. Filip tam bir İspanyol asilzadesi gibi yetişmişti. Osmanlı’ya yenilen Portekizliler,İspanya himayesini kabul etmek zorunda kaldılar. Protestan ve Müslümanlara karşı çok acımasızdı. Filip’in baskısından Hollandalı Protestanlarda nasibini aldı. İngiltere, Protestanları destekledi ve 1558’de “yenilmez armada” adlı muhteşem donanamasını İngilizler’in üzerine yolladı ancak Habsgburglar’ın denizlerdeki yenilmez egemenliği böylece İngiltere’nin eline geçecektir.

   Hanedan I. Dünya Savaşı öncesinde artık eski ihtişamının çok uzağında kaldı. Prusya liderliğinde kurulan 1871’de yeni Almanya karşısında eski monarşi durumundaydılar. 1938’de Avusturya, Hitler Almanya’sı ile anlaşma yoluna gideceklerdir. 1867’den beri Avusturya-Macaristan İmparatorluğu olarak anılan devletin son 70 yılına İmparator Franz Josef damgasını vurdu. Habsburg Hanedanlığı sürekli mücadele içinde oldukları Osmanlı ile aynı kaderi paylaştılar.

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

Roma İmparatorluğu’ndan Hitler Almanyası’na Avrupa Tarihi üzerine yazılar, Önder Kaya, Kronik Kitap, Basım Tarihi: 2019

What's your reaction?

Excited
0
Happy
0
In Love
0
Not Sure
0
Silly
0
Mert Kutay
Hacettepe Tarih öğrencisiyim. Boş zamanlarımda bilgiyi amaçlayarak, kitap okuyarak, sizler için yararlı bilgilerle fayda sağlamaya çalışıyorum.

    Bunları da Beğenebilirsin!

    Yazının İcadı
    Tyt Tarih

    Yazının İcadı

    Yazı ilk defa MÖ 3200’lerden itibaren Mezopotamya uygarlıklarından biri olan Sümerler tarafından kul­lanıldı. Temel geçim ...

    Yorum Yapın!

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kategori:Dünya Tarihi